DELAİLU’D-DİN                بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

 KİTAB – SÜNNET – İCMA – KIYAS                         

 

 

İMAM KURTUBİ

el-Camiu li Ahkami’l-Kur’an

 

ŞUABU’L-İMAN

İMAM BEYHAKİ

 

EL-ESNA...

İMAM KURTUBİ

 

KABİR ALEMİ

Celaleddin es-Suyuti

 

İSLAM TARİHİ

İBNü’l-ESİR el-Kamil fi...

 

Hadis Müdafası

İBN KUTEYBE

 

İMAM ŞATİBİ

el-MUVAFAKAT

Buhari

 

Müslim

 

Tirmizi

 

Ebu Davud

 

Nesai

 

İbn Mace

 

Hakim

Muvatta

 

 

Müsned 

Hanbel

 

 

Müsned

Şafii

 

 

İbn Hibban

 

 

Humeydi

Muğni’l-Muhtac

ŞAFİİ FIKHI KÜLLİYATI

 

el-Umm

İMAM ŞAFİİ

 

Umdetu’l-Ahkam

 

Minhac

İMAM NEVEVİ

ESMA-İ HÜSNA

 

 

SÖZLÜK

 

 

TARİH

 

İSTİHARE

 

Hacet Namazı

 

Şükür Secdesi

 

Tilavet Secdesi

 

YAĞMUR DUASI

 

GÜNEŞ ve AY TUTULMASI

 

 

 

İlim

 

İman

 

Tevhid

 

Tevekkül

 

Rızık

 

Ecel

 

Fıtrat

 

Temizlik

 

İbadet

 

Örtünme

 

Cihad

 

Şehid

Kur’an ışığında bazı Mühim konular

 

Benzemek – Taklid etmek

 

Önemli Gün, Gece ve Aylar

 

Musibet, Sıkıntı, Hastalık ve Tedavi

 

Derece Yükseltme...

 

Ölüm, Kabir, Kıyamet Alametleri, Ahiret, Cennet ve Cehennem

 

La İlahe İllallah

 

NEBİLER (Tefsir)                 NEBİLER  (Tarih)

 

Sahabe, Tabiin,  Tebeu’t-Tabiin ve Alimlerin Hayat hikayeleri

Dua

 

Zikir

 

Selam

 

Nikah

 

Talak

 

Akika

 

Adak

 

Şeytan

 

Günah / Tevbe

 

Şirk

 

TELEFON

ile DEVAM İÇİN DOKUN

 

İbn Ömer'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Habeşli bir adam, ey Allah'ın Resulü dedi. Sizler suretlerinizle, renklerinizle ve nübuvvetle bize üstün kılındınız, Eğer ben senin iman ettiğine iman edersem, senin amelin gibi amelde bulunursam, ben de seninle cennette olacak mıyım, diye sordu, Peygamber şöyle buyurdu: "Evet, nefsim elinde olana yemin ederim ki, siyahi bir kimsenin cennetteki beyazlığı ve aydınlığı bin yıllık mesafeden görülür." Sonra Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim la İlahe illallah derse, bununla onun Allah nezdinde bir ahdi olur. Kim subhanallahi velhamdulillahi derse bunun karşılığında Allah nezdinde yüzyirınidörtbin hasenesi olur.'' Bunun üzerine adam: Peki bütün bunlar böyleyken buna rağmen nasıl biz helak oluruz? diye sordu, Peygamber şöyle buyurdu: "Kişi kıyamet gününde öyle amellerle gelir ki, eğer onu bir dağın üzerine bırakacak olursa, o dağa bile ağır gelir. Bu sefer Allah'ın nimetlerinden bir nimet gelir, Allah rahmetiyle lütufta bulunması hali müstesna neredeyse o nimetin tamamını tüketecek gibi olur." (İbn Ömer) dedi ki: Daha sonra Yüce Allah'ın: "İnsan üzerinden öyle uzun bir süre geçti ki ... " (1. ayet) buyruğu "Nereye bakarsan orada pek çok nimetler ve büyük bir saltanat görürsün" buyruğuna kadar nazil oldu, Habeşli O şahıs şöyle dedi: Ey Allah'ın Resülü, benim gözlerim senin gözlerinin cennette göreceklerini görecek midir? Peygamber (s.a.v.): "Evet'' diye buyurdu. O Habeşli şahıs ağladı ve sonunda ruhunu teslim etti. İbn Ömer dedi ki: Ben Rasülullah (s.a.v.)'ın "İşte bu gerçekten sizin için bir mükafattır. Yaptıklarınızın karşılığını da fazlasıyla görmüşsünüzdür" buyruğunu okuyarak onu mezarına indirdiğini gördü. Ey Allah'ın Rasülü, bunun mahiyeti nedir'r diye sorduk, şöyle buyurdu: Nefsim dinde olana yemin ederim, Allah onu durdurdu, sonra da: Ey kulum! Andolsun ki senin yüzünü ağartacağım, bembeyaz edeceğim ve andolsun cennette nasıl istersen seni öylece yerleştireceğim. Güzel amelde bulunanların mükafatı ne güzeldir diye buyurdu."

 

* * *

 

(ibnu'l-Arabi dedi ki:) Hocamız Ebu Bekr el-Fihri, rüküa giderken ve rüküdan kalkarken ellerini kaldırırdı. Malik'in ve Şafii'nin görüşü bu olduğu gibi, şia da böyle yapar. Bir gün ders verdiğim yer olan Suğur"deki İbn eş-Şevva karargahında öğle namazında yanıma geldi. Adı anılan karargahtan mescide girdi. Saffın ön taraflarına geçti, ben ise arka taraflarda denize bakan pencerelerde oturuyordum, aşırı sıcaktan dolayı esen rüzgarı teneffüs etmeye çalışıyordum. Benimle birlikte aynı saf ta bahriye kumandanı Ebu Simne arkadaşlarındanbir grub ile birlikte oturmuş namaz vaktini bekliyorlardı. Limanda gidip gelen gemilere bakıyordu. Hocamız ruküa giderken ve ruküdan başını kaldırırken ellerini kaldırınca Ebu Simne ve arkadaşları; Şu meşrıkli kimseyi görmüyor musunuz? Bakın mescide nasıl girmiş? Haydi kalkın onu öldürün ve denize atın, kimse sizi görmüyor. Aklım başımdan gitti ve: Subhanallah! Bu zamanın fakihi et-Turtuşi'dir dedim. Bana: Peki niye ellerini kaldırıyor, diye sordular. Ben: Peygamber (s.a.v.) da böyle yapıyordu. Medinelilerin ondan yaptığı rivayete göre Malik'in görüşü de budur dedim. Onları teskin etmeye ve susturmaya koyuldum. Nihayet namazını bitirdi. Karargahtan onunla birlikte kalkıp, eve gittim. Benim yüzümün değiştiğini görünce tepki gösterdi ve sebebini sordu. Ben de ona durumu bildirdim. Gülerek: Ben nerede, bir sünneti uyguladığım için öldürülmek nerede? dedi. Ben ona: Fakatböyle bir iş yapmak senin için helal değildir. Çünkü sen öyle bir topluluk arasında bulunuyorsun ki, böyle bir sünneti yerine getirecek olursan, senin başına üşüşürler ve belki de kanın boşu boşuna dökülür gider, dedim. Bana: Sen bu sözleri bırak da başka bir konuya geç, dedi.

 

* * *

 

ALLAH (C.C.) VE RESULÜ DOĞRU SÖYLER!!! SAHABE’NİN EN BİLİNEN ÖZELLĞİ YALAN SÖYLEMEMELERİ İDİ ! HADİSLER SAHABE TARAFINDAN YAZILDI, TABİİN VE TEBEU’T-TABİİN TARAFINDAN YAZILDI VE ORJİNAL NÜSHALARI MEVCUD VE MUHAFAZA ALTINDADIR. KAFİRLERİN GÜCÜ YETSEYDİ O GÜN HADİSLERİ İNKARIN BİR YOLUNU BULURDU.

HADİS KUR’ANI AÇIKLAR, ALLAH’IN EMİR, YASAK, TAVSİYE, MÜJDE VE UYARILARINI TAŞIR! YANİ DİNDİR. UYDURMALARI SAYMAZSAK ZAYIFLAR’A TEMKİNLİ BAKARSAK; CENNET’İN YOLUNU GÖSTERİR CEHENNEM’DEN KORUNMAYI ÖĞRETİR. HADİS KUR’AN’DAN AYRI DEĞİL, O’NUN KORUMASINDA HAYATA GEÇİRİLİŞ YOLLARIDIR. HADİS’İ BİLEN DİN’İ BİLİR, DİN’İ BİLEN ALLAH’A YAKLAŞMAYI ÖĞRENİR.